Hz. Osman bin Affan (r.a.)
Zü'n-Nureyn (İki Nur Sahibi)
Hz. Osman bin Affan (r.a.) - Hayâ, İnfak ve Şehadetle Örülü Bir Ömür
Nesebi ve Erken Yaşamı
Hz. Osman, Mekke'nin en soylu kabilelerinden Ümeyyeoğulları'na (Emevî) mensuptu. Tam adı Osman bin Affan bin Ebü'l-As bin Ümeyye bin Abdüşems bin Abdülmenaf olup, soyu beşinci dedesi Abdülmenaf'ta Allah Resulü (s.a.v.) ile birleşmektedir.
Fil Vakası'ndan 6 yıl sonra, Miladi 574 senesinde Taif'te dünyaya gelmiştir. Babası Affan bin Ebü'l-As, annesi ise Efendimiz'in halası Beyzâ'nın kızı Erva binti Küreyz'dir. Bu neseple Hz. Peygamber'in dayı oğludur.
Genç yaşta babasını kaybeden Hz. Osman, babasından kalan 3 milyon dirhemlik devasa serveti ticari ferasetiyle büyütmüştür. Güzel yazı yazma ve talakat sanatındaki maharetiyle tanınan Hz. Osman, dürüstlüğü sayesinde Mekke'nin en saygın tüccarları arasında yer almıştır.
İslam'a Girişi ve İlk İmtihanlar
Hz. Osman'ın hidayet süreci, Şam yolculuğu esnasında gördüğü bir rüya ile başlamıştır. Rüyasında "Ey uykudakiler, uyanın! Ahmed, Mekke'de ortaya çıktı!" nidasını işitmiştir. Mekke'ye döndüğünde bu durumu Hz. Ebubekir ile paylaşmış ve onun rehberliğinde Efendimiz'in (s.a.v.) huzuruna çıkarak iman etmiştir.
Bu teslimiyet ağır bedelleri de beraberinde getirmiştir. Öz amcası Hakem bin Ebü'l-As tarafından ağır işkencelere maruz bırakılmıştır. Amcası onu sert kazıklara bağlayıp hapsederek tehdit etmiştir. Hz. Osman bu baskı altında dahi sarsılmamış ve tarihe geçen vakur cevabını vermiştir:
"Vallahi ben bu yoldan dönmem!"
"Zü'n-Nureyn" Sıfatı ve Aile Hayatı
Hz. Osman, tarihte bir peygamberin iki kızıyla evlenen tek sahabi olma payesine sahiptir. Bu sebeple "Zü'n-Nureyn" (İki Nur Sahibi) unvanını almıştır.
Hz. Rukıye ile Evliliği
Müslüman olduktan kısa süre sonra Efendimiz'in kızı Hz. Rukıye ile evlenmiştir. Bedir Gazvesi döneminde Hz. Rukıye ağır hastalandığı için, Hz. Osman bizzat Resûlullah'ın emri ve izniyle Medine'de kalmıştır. Fiilen savaşta bulunmasa da Efendimiz tarafından Bedir ehlinden sayılmış ve ganimetten pay almıştır.
Hz. Ümmü Gülsüm ile Evliliği
Hz. Rukıye'nin vefatından sonra, Efendimiz diğer kızı Ümmü Gülsüm'ü Hz. Osman'a nikahlamıştır. Ümmü Gülsüm de Hicret'in 9. yılında vefat ettiğinde, Allah Resulü (s.a.v.) Hz. Osman'ın üzüntüsünü şu sözlerle teskin etmiştir:
"On kızım olsa onunu da sana verirdim."
Hicretler ve "Sahib'ül-Hicreteyn" Unvanı
Hz. Osman, "Sahib'ül-Hicreteyn" (İki Hicret Sahibi) olarak anılmasını sağlayan üç hicret gerçekleştirmiştir: Habeşistan'a yapılan iki hicret ve sonrasında Medine'ye intikal. Efendimiz (s.a.v.) onun ilk hicreti için şu buyurmuştur:
"Lut (a.s.) gibi ailesiyle hicret eden ikinci kişidir"
Medine'de Hz. Peygamber tarafından Ensar'dan Evs bin Sabit ile kardeş ilan edilmiştir. Mescid-i Nebevi'nin inşasından Medine Vesikası'nın tanzimine kadar devletin her kademesinde aktif rol almıştır.
İnfak Kahramanı ve Cömertliği
Hz. Osman'ın cömertliği, İslam tarihinin en parlak sayfalarından birini oluşturmaktadır.
Rume Kuyusu Vakfı
Medine'de suyun parayla satıldığı dönemde, kuyunun sahibi Yahudi ile pazarlığa girişmiştir. Ticari bir hamleyle önce kuyunun yarısını 12 bin dinara, sonra diğer yarısını 8 bin dinara alarak toplam 20 bin dinara tüm Müslümanlara vakfetmiştir.
Tebük Seferi (Ceyşü'l-Usra)
"Zorluk Ordusu"nun donatılması için 10 bin askerin tüm yükünü üstlenmiştir. Getirdiği altın çuvallarını Efendimiz'in kucağına boşaltırken Resûlullah (s.a.v.) büyük sevinçle müjdesini vermiştir:
"Artık Osman'a sorumluluk yoktur"
Bu ordu artık tarihe "Ceyşü'l-Osman" (Osman'ın Ordusu) olarak geçmiştir.
Kıtlık Dönemindeki Yardımları
Hz. Ebubekir dönemindeki kıtlıkta, Şam'dan gelen bin develik kervanını tüccarların yüzde yetmiş kâr tekliflerine rağmen "Bire yedi yüz veren Allah ile ticaret yapıyorum" diyerek halka bedelsiz dağıtmıştır.
Karakter Özellikleri
Hz. Osman, "meleklerin dahi hayâ ettiği bir şahsiyet" olarak tavsif edilir. Hz. Ayşe (r.a.) validemiz, Efendimiz'in diğer sahabiler geldiğinde bozmadığı rahat tavrını Hz. Osman içeri girdiğinde düzelttiğini nakleder:
"Meleklerin hayâ ettiği bir insandan ben nasıl hayâ etmem?"
Kur'an Sevgisi
"Eğer kalplerimiz temiz olsaydı Kur'an okumaya doymazdık" sözü onun hayat felsefesiydi. Günde bir hatim yapması ve çok okumaktan dolayı iki Mushaf eskitmesi, Kur'an ile olan derin ünsiyetinin delilidir.
Zühd ve İhlas
Dünyalık serveti deryalar gibi olsa da, sirke ve zeytinyağı ile yetinen, evindeki her şeyi infak eden bir zâhid idi. İnsanların arasındayken ne ise yalnızken de öyle olan bir ihlas abidesidir.
Hilafet Dönemi ve Fetihler
Hz. Ömer'in vefatından sonra 6 kişilik şura heyetince 70 yaşında ümmetin ittifakıyla halife seçilmiştir. 12 yıllık hilafeti (6 yıl sükunet, 6 yıl imtihan) İslam devletini denizlere taşıyan ve üç kıtada hakim kılan bir dönemdir.
Önemli Fetihler
İlk deniz donanması Muaviye (r.a.) komutasında kurulmuş, Kıbrıs fethedilmiş, Bizans donanmasına karşı Zâtü's-Sevârî Zaferi kazanılmıştır. Pakistan, Kafkasya ve Horasan bölgeleri İslam topraklarına katılmıştır.
Meşhur Bir Hadisi
Hz. Osman'dan rivayet edilen meşhur hadislerden biri: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'من توضأ فأحسن الوضوء خرجت خطاياه من جسده حتى تخرج من تحت أظفاره' - 'Kim güzelce abdest alırsa, günahları vücudundan çıkar, hatta tırnaklarının altından bile çıkar.' (Müslim, Taharet 33)