📱 İçerikleri yanında taşımak ister misin? Şua mobil uygulaması ücretsiz.
Uygulamayı İndir →
Reklam alanı leaderboard · slot ID hazır olduğunda yayında
AŞERE-İ MÜBEŞŞERE · AŞERE-I MÜBEŞŞERE

Hz. Saîd bin Zeyd (r.a.)

Aşere-i Mübeşşere'den, Ebû A'ver

سعيد بن زيد بن عمرو بن نفيل
📅 593 – 673 📍 Mekke → Medine ⏱ ~8 dk okuma 📜 23 hadis rivayeti

Hz. Saîd bin Zeyd'in (r.a.) Hayatı ve İslam Tarihindeki Yeri

Doğumu ve Neseb-i Şerifi

Hz. Saîd bin Zeyd (r.a.), İslam tarihinde yaşarken cennetle müjdelenen on büyük sahabiden (Aşere-i Mübeşşere) biri olma şerefine erişmiş kutup yıldızı mesabesinde bir İslam kahramanıdır. Asıl soy ağacı Sa'îd bin Zeyd bin Amr bin Nüfeyl bin Rezâh bin Adiyy bin Kâ'b bin Lüeyd şeklindedir ve nesebi Kâ'b bin Lüey seviyesinde Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.) ile birleşmektedir.

Fiziksel şemailine bakıldığında uzun boylu, esmer tenli ve gür saçlı olduğu; "Ebû A'ver" ve "Ebû Sevir" künyeleriyle tanındığı bilinmektedir. Adiyoğulları kabilesinden olan Saîd bin Zeyd, aynı zamanda Hazreti Ömer'in (r.a.) amcasının torunudur. Annesi Fâtıma binti Ba'ce İbni Halef el-Huzariyye de putları son derece kerih gören tertemiz bir inanca sahiptir.

Babası Zeyd bin Amr'ın Tevhid Mücadelesi

Saîd bin Zeyd'in (r.a.) hidayete eriş serüvenini anlayabilmek için babası Zeyd bin Amr'ın hayatını bilmek elzemdir. Cahiliye devrinin o zifiri karanlık günlerinde, Mekke şirkin merkezine dönüşmüşken Zeyd bin Amr hiçbir zaman putlara tapmamış, onlar adına kesilen kurbanların etine dahi el sürmemiştir.

İnsanları putperestlikten alıkoymaya çalışır, diri diri toprağa gömülmek üzere olan kız çocuklarını babalarının elinden alarak korur ve büyütürdü. Putlar adına hayvan kesen Kureyş toplumuna çok üzülür ve onları açıkça eleştirirdi.

"Allah koyunu yarattı. Onun için gökten yağmur yağdırdı. Yerde ot bitirdi de koyun onunla doydu. Ama siz onu başkasının adına kesiyorsunuz. Ben sizi cahil bir millet olarak görüyorum."

Bu muvahhid tavrı, öz amcası olan Hattab'ı (Hazreti Ömer'in babası) çileden çıkarmış, Hattab onu şiddetle döverek kavminin ayak takımını üzerine saldırtmış ve Kabe'ye yaklaşmasını dahi yasaklamıştır.

Zeyd bin Amr'ın Hakikat Arayışı ve Şehadeti

Bu baskılar üzerine Mekke'den uzaklaşıp Hira Dağı'na sığınan Zeyd, Hazreti İbrahim'in (a.s.) Hanif dinini aramak için uzun bir yola koyulmuştur. Şam (Büsra) dolaylarına giderek dönemin Yahudi ve Hristiyan alimleriyle görüşmüş, içini rahatlatacak bir inanç aramıştır.

Görüştüğü bir rahip ona aradığı dinin ne Yahudilik ne de Hristiyanlık olduğunu, hakiki Hanifliği ancak yaklaşan son peygamberde bulacağını müjdelemiş ve memleketine dönmesini tavsiye etmiştir. Ancak son nebiye kavuşma aşkıyla Mekke'ye dönerken, Cüzamlılar adı verilen bir kabile tarafından yolda şehit edilmiştir.

Vefat anında ellerini göğe açıp dua etmiştir:

"Ya Rabbi! Son nebiye ben yetişemedim, ama sen oğlum Saîd'i son nebiye yetiştir."

Yıllar sonra bu vasiyet Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) iletildiğinde, Zeyd bin Amr için "Zeyd kıyamet gününde başlı başına bir ümmet olarak ba's olunur (diriltilir)" buyurarak onun imanını tasdik etmiştir.

İslam ile Şereflenmesi

Babasının kabul olmuş duasının neticesi olarak Saîd bin Zeyd, nübüvvet geldiğinde henüz 19 yaşlarındayken, Hazreti Ebubekir'in vesilesiyle İslam'la şereflenen on ikinci Müslüman olmuştur. Hazreti Ebubekir'in tebliğini dinlerken gözyaşları içinde şu sözleri söylemiştir:

"Dur ya Ebubekir, sanki karşımda sen değil de babam konuşuyor. Haydi beni son nebiye götür."

Resulullah'ın (s.a.v.) huzurunda kelime-i şehadet getirdiğinde, Efendimiz onu "Gel bakalım, tek başına İbrahim gibi ümmet olan babanın oğlu" mukabelesiyle karşılamıştır.

İmanın lezzetini tadan Saîd bin Zeyd, bu hakikati hemen kendi hanesine taşımıştır. Hazreti Ömer'in kız kardeşi olan hanımı Fâtıma binti Hattab ve kendi annesi Fâtıma, onun vesilesiyle İslam'a girmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Kur'an okumaları ve İslam'ı öğrenmeleri için Habbab bin Eret'i onların evine muallim olarak tayin etmiştir.

"Dar'ruz Zafer" (Zafer Evi) Hadisesi

Nübüvvetin altıncı yılında, Hazreti Ömer kılıcını kuşanıp Peygamberimizi öldürme kastıyla yola çıktığında, Nuaym bin Abdullah ona yön değiştirmesini sağlamıştır. Öfkeyle eniştesinin evine dayanan Hazreti Ömer, içeriden okunan Tâhâ Suresi'nin ayetlerini işitmiştir.

Eve girerek önce eniştesi Saîd'e, sonra da ona kalkan olan kız kardeşi Fâtıma'ya şiddet uygulamıştır. Fâtıma annemizin yiğitçe çıkışı Ömer'in kalbini yumuşatmış; Kur'an ayetleriyle tanışan Hazreti Ömer, o gün hidayete ererek İslam'la müşerref olmuştur.

Hazreti Ömer gibi İslam'ın en büyük güçlerinden birinin ilk dirilişini yaşadığı yer olduğu için Saîd bin Zeyd'in bu evi tarihe "Dar'ruz Zafer" (Zafer Evi) olarak geçmiştir.

Medine Dönemi ve İstihbarat Görevleri

Mekke'den Medine'ye yapılan hicretin ardından Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Saîd bin Zeyd'i Rafi Bin Malik ile din kardeşi (muahat) ilan etmiştir. Medine devrinde profesyonelleşen İslam ordusunun en kritik kurumlarından olan "İstihbarat Teşkilatı"nın ilk neferlerinden biri Saîd bin Zeyd olmuş, bu görevi Talha bin Ubeydullah (r.a.) ile birlikte yürütmüştür.

Ebu Süfyan komutasındaki müşrik kervanını gözetlemek üzere Bedir Savaşı öncesinde Havra denilen bölgeye gönderilmişlerdir. Kervanın yön değiştirmesi ve istihbarat aktarımı yüzünden Bedir Savaşı'na fiilen katılamamış ve buna çok üzülmüşlerdir. Fakat Peygamber Efendimiz, "Siz de Bedir ashabısınız" buyurarak onlara ganimetten pay vermiş ve Bedir'in ashabı listesine dahil edilmelerini sağlamıştır.

Savaşlara Katılımı ve Halifeler Dönemi

Saîd bin Zeyd (r.a.), Bedir dışında Uhud, Hendek, Hudeybiye, Hayber ve Mekke'nin Fethi başta olmak üzere bütün muharebelere Resulullah'ın (s.a.v.) ön saflarında bizzat katılmıştır. Mekke'nin fethinden sonra ise putların ortadan kaldırılması vazifesinde "Menat" putunu parçalayarak yok etme şerefine nail olmuştur.

Resulullah'ın (s.a.v.) vefatından sonra ilk halife Hazreti Ebubekir'e (r.a.) ilk biat edenlerden biri Saîd bin Zeyd olmuştur. Ridde (dinden dönme) ile irtidat olaylarının bastırılmasında büyük fedakarlıklar göstermiştir.

İslam ordularının 40 bin kişiyle 240 bin kişilik Bizans ordusuna karşı verdiği efsanevi Yermük Savaşı'nda korkusuzca savaşmış, bu savaşta bir gözünü kaybederek gazi olmuş ve "Ebû A'ver" (Tek Gözlü) lakabını almıştır. Hazreti Ömer'in halife olmasının ardından ona da ilk biat eden kişi Saîd (r.a.) olmuştur.

Reklam alanı inline · slot ID hazır olduğunda yayında

Faziletleri ve Üstün Vasıfları

  • Aşere-i Mübeşşere'den olarak yaşarken cennetle müjdelenmiş
  • İslam'a giren on ikinci Müslüman olma şerefine nail olmuş
  • Hz. Ömer'in Müslüman olmasına vesile olan eve sahip
  • İslam ordusunun ilk istihbarat teşkilatının kurucularından
  • Bedir ashabı sayılarak ganimetten pay almış
  • Yermük Savaşı'nda gazi olarak bir gözünü kaybetmiş
  • Menat putunu kırarak putperestliğe darbe vurmuş

Meşhur Bir Hadisi

Hz. Saîd bin Zeyd'in rivayet ettiği en meşhur hadislerden biri şudur: عن سعيد بن زيد قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: من قتل دون ماله فهو شهيد 'Saîd bin Zeyd'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Kim malını korurken öldürülürse şehittir.' (Rivayet: Ebu Davud, Tirmizi)

Videolu Anlatım

İlgili Sahabeler